Anasayfa » Dizi » Kazanan Kim Olacak Kuzey mi, Güney mi?

Kuzey Güney Veda

Hürriyet Gazetesi Kelebek Eki Hakan Gence Röportajı.

Kanal D’nin iddialı dizilerinden ‘Kuzey Güney’ bu çarşamba ekranlara veda ediyor. Final öncesi, Türkiye’yi ‘Kuzeyciler ve Güneyciler’ olarak ikiye bölen dizinin setini ziyaret ettik. Bütün ekiple iki seneyi analiz ettik.

Kıvanç Tatlıtuğ

AKILLARDAN ÇIKMAYACAK BİR FİNAL OLSUN. (Kıvanç Tatlıtuğ – Kuzey)

Kuzey Güney’de geçen iki sezonun fotoğrafını çekmenizi istesem…

Temelde farklı yaşantılara sahip iki kardeşin önce kendi hayatlarıyla ve zamanla birbirleriyle olan mücadelelerini izledik. Hiçbir karakterin sivri köşeleri yoktu. Hepsi esnekti. Şimdi de akıllardan çıkmayacak bir final diliyorum.

Dizinin bir takipçisi olarak pek anlamadım. Bunun hikâyeye faydası ne?

Kimin gerçekten iyi, kimin gerçekten kötü olduğu belli değildi. Bir şeyi savunan bir insanın, o savunduğu şey için mutlaka geçerli bir sebebi de vardı. Hiçbir şey boşa yazılmamıştı ve boşa oynanmıyordu. Karakterlerin içi de muazzam şekilde doldurulmuştu.

Peki şöyle sorayım: Kuzey’le ortak yanlarınız var mı?

Karakterin yüzde100 benimle aynı olması ya da yüzde 100 benden farklı olması mümkün değil. Tabii, ufak tefek oynarken benim de kendimden koymuş olduğum şeyler var. Ama Kuzey de bugüne kadar oynamış olduğum diğer karakterlerin hiçbiri de ben değilim. Bu yüzden bu işi yapıyorum.

Kuzey’in Recep İvedik taklitleri ve esprileri aslında sizden çıkmış. Doğru mu?

Yok canım, onlar senaryoda vardı…

Set arkadaşlarınız ekibin en eğlencelisinin siz olduğunuzu söylüyor…

Sohbeti ve muhabbeti seven bir adamım. Konuşup iletişim kurarım. Etrafımdakiler esprili olduğumu da söyler. Ama bunu benim söylemem ne kadar doğru bilmiyorum.

Dizide bir türkü söyleyip birçok albümü alt eden bir fenomen oldunuz. Sesinizin güzel olduğunu biliyor muydunuz yoksa bu diziyle mi keşfettiniz?

Yahu ben oyuncuyum. O sahne de yazılıp önüme öyle gelmişti. Ben de elimden geldiği kadar görevimi yapmaya çalıştım.

Kuzey rolü için fiziki bir değişim de geçirdiniz. Mesela bir Hollywood starı için çok doğal olan bu durum sizin için niye bu kadar abartıldı?

Kimin, neyi, neden dediğini ne bileyim? İşimi yapıyorum.

Adınıza açılmış bir Twitter hesabı var. O gerçekten siz misiniz? Sosyal medyadaki dizi yorumları sizi etkiliyor mu?

Evet bir hesabım var ama aktif değilim. Takip etmediğim için sosyal medyadaki yorumlarla ilgilenmiyorum.

KIVANÇ TARHANASI

Neredeyse her gün yemek yedikleri Yemek Dükkânı’ndan Safiye Hanım dizi ekibini “Bizim evin insanı gibi oldular” diye anlatıyor: “Bu sezon en çok enginar yediler. Bir de Kıvanç Bey filmi için uzun süre diyet yaptı. Bir yerden tarhana almıştı. Tadı pek iyi çıkmadı, sonra evde benim yaptığım tarhanaya alıştı. Üsküdar’daysa bile arabayla aldırıyordu”.

bugra gülsoy

BEN DE GÜNEY’İN CEZASINI ÇEKMESİNİ İSTİYORUM. (Buğra Gülsoy – Güney)

Kuzey Güney dizisi size ne kattı?

Bu dizi bir aile dramı. Bir nevi Habil-Kabil hikâyesi. Ana hikâyeyi, Kuzey’in ekonomik anlamda zayıflarken ruhsal anlamda zenginleşmesi, Güney’inse gözü dönmüş para hırsıyla yükselirken ruhsal anlamda yalnızlaşması oluşturuyordu.

Senaryoyu değil de ‘Güney’ karakterinin size benzer yanları var mı, onu sormak istedim…

Güney’in hırsları uğruna yanındaki insanları ezip geçmesinin benle hiç alakası yok ama kendisiyle baş başa kaldığındaki duygusallıkları bana benziyor. Kuzey özünde iyi bir adam. Ama bu tipleme günümüzde bir ütopya gibi kalıyor. Her yer gözünü para hırsı bürümüş Güneylerle dolu.

Dizide Kuzey, kardeşi Güney için hapse girdi. Sizin de bir abiniz var. Onun suçunu üstlenip hapis yatar mıydınız?

Abim benim suçumu üstlense kabul etmezdim. Ama eğer bir gün sonra üniversite sınavına girecekse onun yerine suçu üstlenip hapise girer, böyle bir fedakârlık yapardım.

İki kardeş ve âşık oldukları aynı kız… Bu aşkta Kuzey’e mi Güney’e mi hak veriyorsunuz?

Abimin eski nişanlısına bakmam, üstünü çizerim. Yani Kuzey’in yaptığını yapmam.

Bu projeyle stil ikonu bile seçildiniz. İki senede gelen bu popülariteyle nasıl başa çıktınız?

Reytingleri iyi bir iş yapınca insanların gözünün önünde oluyorsunuz ve popüleriteniz artıyor. Ama bu durum beni çok etkilemedi. Çünkü evimden çıkmıyorum. Oyuncu olurken de hedefim çok tanınmak değil gerçekten oynamaktı. Finaldeyse ben de izleyiciler gibi Güney’in cezasını çekmesini istiyorum.

Öykü Karayel

KUZEY KABADAYI, GÜNEY DE KAYPAK (Öykü Karayel – Cemre)

İlk başrolünüz. Bundan sonra sadece başrollerde mi yer alırsınız?

Hayır hiç öyle bir planım yok. Hatta yan roller bana daha cazip geliyor.

Neden?

Başrollerin keskin sınırları var ama yan roller daha özgür oluyor, karaktere daha çok şey katabiliyorsun.

İki kardeşin âşık olduğu bir kızı canlandırdınız. Sizce böyle bir ilişki gerçek hayatta mümkün mü?

Bu tabu gibi bir mevzu. Hele Türkiye’de bunun olması zor tabii. Anlayışla karşılanmaz. Ama bu bir hikâye, bir senaryo. O yüzden çok katı bakmıyorum.

Peki siz Kuzey’i mi Güney’i mi seçerdiniz?

İkisine bakmazdım dediğimde “haspama bak” diyorlar. Ama Kıvanç ya da Buğra’dan bahsetmiyorum, canlandırdıkları karakterlerden bahsediyorum. Kuzey mahalle kabadayısı bir adam, Güney de kaypağın teki.

Cemre, aşkı için çok savaştı. Sizce aşk için bu kadar savaşa değer mi?

Evet değer. Tabii Cemre’nin yaptığı şeyi yüzsüzlük olarak algılayanlar da var. Buna da katılıyorum bazen.

İki senedir çok konuşuldunuz. Dergi kapaklarını süslediniz. Ama hep sustunuz. Neden?

Tercihim bu. Röportaj vermenin oyunculuğun bir gerekliliği olduğunu düşünmüyorum.

Merve Boluğur

ÖPÜŞME SAHNELERİNDE SADECE İŞİNİ DÜŞÜNÜYORSUN. (Merve Boluğur – Zeynep)

Bir önceki dizinizde de kötü bir karakterdiniz. Nedir bu kötü karakterlerden çektiğiniz?

En başında karakterim kötü olmayacaktı ama senaristlerin takdiri böyle gelişti. Yine de karakterimi kötü olarak değerlendirmiyorum. Herkesin hırsını bir yerden çıkarma yöntemi var. Zeynep de Cemre’den çıkarıyor. Aslında Cemre, abisinin eski nişanlısıyla birlikte oluyor. Orada baştan bir yanlış var. Ama işin içine aşk girince insanın gözü hiçbir şey görmüyor.

Cemre gibi, arkadaşınızın aşkına âşık olur musunuz?

Etik olarak asla ama hayatta büyük konuşmayacaksın. Kendime “Başka erkek mi kalmadı?” derim.

Peki dizideki gibi sevdiğiniz adamın başkasına ilgisi varsa bu kadar ısrarcı olur musunuz?

Konu aşk olunca aklınla karar vermiyorsun. Kalbinle de nereye kadar taşıyabiliyorsan gidiyorsun.

Bir önceki işinizde partneriniz Burak Özçivit’ti. Bu sefer Kıvanç Tatlıtuğ. Türkiye’nin hayran olduğu erkeklerle öpüşme sahneleriniz olduğu için sosyal medyada, forumlarda çok şanslı bir kadın olduğunuz yazılıp çizildi dizinin fanları tarafından. Bu yorumlara ne diyorsunuz?

Rol arkadaşınızla zamanla arkadaş oluyorsunuz ve o sırada da sadece işi düşünüyorsunuz. Tabii kolay değil. Sette bir sürü insan var ve sizi izliyor. Aklına sadece etraftaki insanlar geliyor.

Türkiye’nin en güzel kadınları arasına girdiniz. Kırmızı rujunuz ve beyaz teniniz fenomen oldu. Yüzünüze beyazlaştırmak için özel bir şey yapıyor musunuz?

Yüzümü çamaşır suyuna batırdığım esprisi bile yapıldı. Ama bu kendi ten rengim. Makyaj yapmayı sevmem. Beyaz ten, siyah saçın tek eksiği kırmızı ruj diye düşünürdüm. 16 yaşımda bile rujumu sürer çıkardım.

Zerrin Tekindor

BABAM KÜÇÜKKEN BANA HÜSÜK DERDİ (Zerrin Tekindor – Gülten)

Tiyatrocusunuz ve dizi oyunculuğunu pek de tercih etmezdiniz. Aşk-ı Memnu sonra Kuzey Güney’de karşımıza çıktınız. Sizi ne ikna etti?

İki projenin de senaristleri Ece Yörenç ve Melek Gençoğlu’ydu. Beni ikna eden şey onların yazdıkları senaryolar. İlk sezon yönetmenimiz Mehmet Ada Öztekin’di. Onunla birlikte çok iyi bir sezon geçirdik. İkinci sezon Aşk-ı Memnu’da da yönetmenim olan Hilal Saral geldi. Onunla çalışmaktan da her zaman çok mutlu oldum. Anlayışlı ve estetik gözü inanılmaz yüksek olan bir kadın.

Aşk-ı Memnu’daki mesafeli ‘Matmazel’in ardından bu dizide ‘Kuaför Gülten’i canlandırdınız. Hangisi size daha yakın?

Gülten’in patavatsızlığı, eğlencesi, içi dışının bir olması bambaşkaydı. Gülten çok daha sıcak ve eğlenceliydi. Gerçek hayatta ben Gülten’den daha mesafeli biriyim.

Mahallede size âşık olan fotoğrafçı ‘Hüsük’ün de isim annesiymişsiniz…

Çocukken saçlarımı kendim keserdim. Annem kuaföre götürüp saçlarımı düzelttirirdi, ben de hep erkek çocuk gibi kısa saçlarla gezerdim. Babam arkamdan espri olsun diye “Hüseyin” sonra “Hüsük” demeye başladı. Bunu senaristlerimize anlatmıştım. Sonra bir baktım diziye katılan karakterin adı ‘Hüsük’ olmuş.

Canlandırdığınız ‘Gülten’ karakteri çok iyi bir anne. Sizin de ‘Hira’ isminde bir oğlunuz var. Onunla aranız nasıl?

İkimiz de sakinizdir. Sesimiz yükselmez. Ne mutlu ki her şeyi konuşarak halledebiliyoruz!

bade işçil

BANU’NUN DELİLİĞİNİN BİR KISMI BENDE DE VAR. (Bade İşcil)

Bu iki yılın size yansıması nasıl oldu?

Oyunculuk anlamında kendimi geliştirdim. Yönetmenimiz Hilal Saral’ın her bir kelimesi benim için oyunculuk adına bir uyanış oldu. Ayrıca… Bu iki sezon aşk hayatıma da çok şey kattı.

Karakteriniz, Güney’in bütün ikiyüzlülüğüne rağmen bu aşka katlandı. Peki siz olsanız ne kadar ileriye giderdiniz?

Âşık olunca tahammül sınırları da genişliyor sanırım. Özellikle kadınlar aşklarına inanmayı tercih ediyor. Katlanmaksa bunun adı, ben de katlanırdım. Ne de olsa Banu’nun deliliğinin bir kısmı bende de var.

Banu mutluluğu bulamadı ama siz buldunuz. Geçen günlerde evlendiniz. Evlilik işe nasıl yansıdı?

Zaten ailemle yaşıyordum. Evli biri gibi düzenli bir hayatım vardı zaten. Şimdi de aynı düzen… Sadece sete bol sevgiyle geliyorum, o kadar!

“Evlendiğim zaman oyunculuğu bırakabilirim” dediğiniz doğru mu?

Öyle bir şey yok. Bir mekân çıkışında magazinciler böyle şeyler sorduğunda kendimizi ayaküstü tam ifade edemiyoruz, ondan böyle haberler çıkıyor. Sahne tozu yutulduktan sonra geçmiş olsun. Eşim zaten işime karışmıyor. Seneye dizi yok ama bir sinema filmi projesi var.

Gazetede çıkan “Kıvanç ve Buğra’yı düğüne çağırmadım” haberlerinin aslı var mı? Yoksa onlar da ‘ayaküstü’ kontenjanından mı?

Herkesi davet ettik. Buğra ayağı kırıldığı için gelemedi. Sette olanlar haber verdi. Kimseyle bir küslüğüm yok. Zaten sonra bunu sette de kutladık.

Semra Dinçer

BU ÜLKEDE KOCA BASKISINA UĞRAYAN ÇOK KADIN VAR (Semra Dinçer – Handan)

Canlandırdığım Handan kişilik erozyonuna uğramış, çok üzüldüğüm ve zavallı bulduğum bir kadındı. Koca baskısıyla kişiliği ve ekonomik özgürlüğü yok olmuştu. Bu ülkede böyle yaşayan çok kadın var. Ben Handan’ın yerinde olsam o kocaya katlanamazdım. Zaten özel hayatımda da katlanamadığım için yalnızım, eşimden boşandım. Ve 26 yaşında bir oğlum var.

Mustafa Avkıran

ERKEKLİK MİRASINI TAŞIDIM. (Mustafa Avkıran – Sami)

Kuzey Güney’deki kardeş kavgası çok fazla efsaneye ve söylenceye kaynaklık etti. Bunun sebebi de bu topraklardaki sağlıksız aile prototipleri. Güney, sınıf atlamayı temsil ederken Kuzey’in hayta hali babasına daha yakın. Benim karakterim de her ne kadar onaylamasam da bu ülkedeki erkeklik mirasını taşıyordu. Baba devlet gibi soğuk bir şey. Adeta bir taşı temsil ediyor. Çocuklarına “seni seviyorum” diyememek de bir erkeklik sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü erkeklere verilen roller var, ağlamaz, sevgisini göstermez gösterirse zayıflar, savaşır gibi.

ece

Ece Yörenç – Melek Gençoğlu

Kuzey Güney’in şimdiye kadar yaptığınız işlerden sizin için farkı neydi?

ECE YÖRENÇ
Kahraman, kusursuz bir kahraman değildi. Aksine, hayatınızda olsa bir süre sonra belki tahammül edemezsiniz. Ama yine de seversiniz. Kuzey biraz bizim gözümüze soktu defolu taraflarını. Hem rahatsız olduk, hem de samimiyeti, saflığı, dürüstlüğü ve yırtma çabası sahici göründü gözümüze.

Habil Kabil ve Zengin ve Yoksul benzetmeleri yapıldı. Sizin yola çıkışınız neydi?

ECE YÖRENÇ
Oğlan zengin, kız fakir, birbirlerine âşık olurlar, oğlanın ailesi birleşmelerine izin vermez, kız bir de üstüne verem olur, ölür… Hikâyesi böyle olan tonlarca arabesk film var. Ama yukarda anlattığım Love Story’nin hikâyesiydi. Evet ‘Habil ve Kabil’ de iki kardeşti, ‘Zengin ve Yoksul’daki Rudi ile Tom da. Üstte bahsettiğim durum gibi, Kuzey ve Güney’in onlarla da benzerlikleri olabilir. Ama biz ‘Kuzey Güney’i yazdık.

Senaryoyu Kıvanç Tatlıtuğ’u düşünerek yazdığınız doğru mu?

MELEK GENÇOĞLU
Evet doğru. Aşk-ı Memnu’dan sonra tekrar Kıvanç’la çalışacaktık çünkü. Diziyi ilk düşünmeye başladığımız andan itibaren gözümüzün önündeki Kuzey, Kıvanç’tı.

Aşk-ı Memnu’da birinci sezon finali… Fatmagül’deki tecavüz sahnesi… Bunlar Türkiye gündemine oturdu. Kuzey Güney’de daha mı tedbirli davrandınız?

ECE YÖRENÇ
Aşk-ı Memnu’daki ‘ilk sevişme’ sahnesi ve ‘Fatmagül’deki tecavüz sahnesi hikâyenin ana damarlarıydı. Her şey o olaylardan sonra başlıyordu ve senaryoda da bu nedenle varlardı. ‘Kuzey Güney’in hikâyesindeyse, Kuzey sevdiğine ateşe elini uzatır gibi elini uzattığı için böyle bir sahne hiç olmadı.

MELEK GENÇOĞLU
Meclis gündeminde, resmi kayıtlarda yer aldı Aşk-ı Memnu’nun finali. Karayolları kanun tasarısı görüşülürken çoğunluk sağlanamadı salonda. İçeride final izleniyormuş. Bu kadar merak edilmek, beğenilmek güzel tabii.

Final hakkında ipucu verir misiniz?

ECE YÖRENÇ
Televizyonun karşına oturduğumuz ilk andan final karesine kadar nefes almadan izleyeceğimize söz veriyorum.

hilal

İZLEDİĞİM TEK DİZİNİN YÖNETMENİ OLDUM. (Hilal Saral)

Diziyi ikinci sezon yönetmen Mehmet Ada Öztekin’den devraldım. Geçen sene izlediğim tek diziyken bu sene yönetmenliğini üstlenmek garip geldi tabii… Kardeşler arasındaki çatışma, aile değerlerinin sorgulanması benim için çok önemliydi. Her ailede birbirine benzemeyen çocuklar vardır. Bunları sahici şekilde aktardık. Kıvanç Tatlıtuğ ‘Kuzey’i çok iyi yorumladı. Beren Saat ve Kıvanç Tatlıtuğ ile daha önceden de dizilerde çalışmıştım. Oyunculuğu kafasına takmış disiplinli isimler bunlar. Ufkumu ve kafamı açıyorlar. Karşılıklı alışveriş yapıyoruz. Zerrin Tekindor da harikalar yarattı. Onunla bir sinema filmi çekmek istiyorum.

hale

EVLENMEYİ UMUYORUM. (Hale Soygazi – Ebru)

Canlandırdığım Ebru Sinaner karakteri Kuzey’den, Güney’den ve ailesinden çok çekti. Dizide deli bir kızım, hırslı bir oğlum vardı. İki yılım mücadeleyle geçti. Bir türlü beni baş göz edemediler. Hayalimdeki finalde evlenmeyi umuyorum. Bakalım, kısmet!

Untitled-2

AŞK BİZİM İÇİN UZUN BİR ROMAN. (Kubilay Karslıoğlu – Hüsük)

Benim karakterim Zerrin Tekindor’un canlandırdığı Gülten’e karşı iki sezon umutsuz bir aşk yaşadı. Bu yüzden Hüsük’ün bu reddedilmeyi atlatması bence uzun sürecek.

KUZEYCİ MİSİNİZ, GÜNEYCİ MİSİNİZ?

Kuzey Güney reyting savaşının meydan muharebesine dönüştüğü çarşamba gecelerine Kıvanç Tatlıtuğ kalkanı ve güçlü senarist mızrağını alarak daldı. Sonuçta büyük iddialarla başlayıp üç-beş bölüm süren rakiplerine göre son güne kadar kemik izleyicisini ekrana kilitlemeyi başardı. İlgisi olmayanlar için baştan almak gerekirse Kuzey Güney, Habil Kabil’den beri devam eden kardeş kavgasını merkeze oturtmuş bir diziydi. İzleyenler Kuzeyci ve Güneyci diye ikiye ayrıldı. Bunlar yaşanır, oyuncuları birer stara dönüşürken ne Öykü Karayel, ne Kıvanç Tatlıtuğ ne Buğra Gülsoy ortalarda çok göründü. Hepsi susmayı tercih etti. Peki bu iki sezon içinde aslında o mahallede, neler yaşanmıştı? Adresler Selimiye, Üsküdar Selamsız ve İstinye Aslanlı Köşk… Dizi için yapılmış dükkânlar olsa da çekimler gerçek bir sokakta ve esnafla bir arada yapıldı.

Kuzey Güney 80.Bölüm Fragmanı (26 Haziran Çarşamba)


Kazanan Kim Olacak Kuzey mi, Güney mi?

sputnik yazdı

Yorumlar

  1. filizak -

    son bölümde güney cezasını çeksin ancak kardeş kardeşe darılmasın.haklı bi yönü olsun güneyin.cemre ile güney aşıktılar bu aşkın bittiğine inanmıyorum.bi gün olur gene aşık olurlar.o yüzden kuzeyle cemre evlenmesin…ilk aşk unutulmaz..

  2. buse -

    kuzey güney izlediğim en güzel diziydi bundan sonrahangi dizi çıkarsa çıksın fikrim değişmeyecek . güneyin hapse girdiğine çok sevindim adalet yerini buldu ve en sevdiğim yer kuzeyle cemre evlendiler<3 ÖYKÜ KARAYELİ çok seviyoruuuuuuuum<3

Yorum Alanı