Anasayfa » Sinema » !f 2010’da yeni perspektifler

Karadeniz nehirlerinin sonsuza kadar gürül gürül akacağını zannediyorduk. Meğer onları kapatacak 600 tane HES santrali planlanıyormuş. Akıl yaşla gelir sanıryorduk. Aptallar çağı’nın lise gösteriminden sonra “önce kurtarmaya değer bir uygarlık yaratalım” diyen bir kardeş bizi bizden aldı.

Akıl yaşla gelir sanıryorduk. Aptallar çağı’nın lise gösteriminden sonra “önce kurtarmaya değer bir uygarlık yaratalım” diyen bir kardeş bizi bizden aldı.

Ofiste gazete basmanın çok kolay olacağını sanıyorduk; meğer her 13 kopyadan sonra yazıcının terinin silinmesi gerekiyormuş.

Korsanlığın sadece para kazanmak için yapıldığını sanıyorduk, meğer Bahman Ghobodi için yasakları aşmanın tek yoluymuş.

Metropia gibi bir distopya hayal etmek, insanlığa inanmamak anlamına geliyor zannediyorduk; meğer Tarık Saleh’in, hep birlikte el verirsek gidişatı değiştirebileceğimizden şüphesi yokmuş.

Açılım bölümü yapabileceğimiz, Kürt filmlerini rahatça gösterebileceğimiz gün halimize şükredeceğimizi zannediyorduk, meğer insanın böyle bir “açılım” için şükretmek zorunda kalmayacağı günleri, ülkenin her yanına yayılmış bir özgürlük halini hayal edesi geliyormuş.

Festival dediğiniz bir bilemediniz iki şehirde yapılır zannediyorduk. !f2’de 16 şehri tek mekan eyledik.

İsrailliler ile Filistinliler, hiç bir yerde el ele değiller zannediyorduk; meğer Kudus’teki bir gay barda, her türlü ayrımcılığa karşı birlikte dans ederlermiş.

Sosyal medya deyip geçiyorduk, meğer sayesinde bir festival süresince 65 bin takipci ile muhabbet halinde kalabiliyormuşuz.

castiel yazdı

Yorumlar

Bu yazı hakkında ilk yorumu siz yapmak ister misiniz?

Yorum Alanı