Boris Vian Biyografisi
Çarşamba
Tem 1, 2009

“Sadece iki şey vardır; güzel kızlarla aşk, her şekilde aşk; bir de New Orleans veya Duke Ellington‘ın müziği. Geri kalan her şey gitmeli, çünkü geri kalan her şey çirkindir… “ – Boris Vian
Çalışmak, saplanmaktı ona göre, hayatını doldurmak için yaptığı o eğlenceli planlardan geri kalmaktı ama kısa sürede her şeyin kendi arzusuna göre devam etmediğine göre öğrendi; yaşamak istiyorsa çalışmalıydı; yaşamak istiyorsa saplanmalıydı ezberlenmiş, düzenli saatlere hapsedilmiş bir hayata..
Çalıştığı yerdeki boş zamanlarını yazarak değerlendirdi; mesai saatlerinde roman yazdığı için kovulduğunda ise ikinci romanını tamamlamıştı..
Pek bilinmeyen bu iki romanıdan sonra Fransız edebiyatının en önemli sürrealist eserlerinden biri olan Günlerin Köpüğü’nü “Bibim için” diyerek karısına ithaf etti. Sevgilisiyle evlendikten sonra göğsünde bir su zambağı büyümeye başlayan Chloé’nin hikayesi, Vian’a ülkesinde büyük bir ün ve ticari başarı getirdi. Vian bu eserinden sonra Seine’ın sol kıyısındaki hayata derin dalış yaptı. Kardeşlerinden biri gitar, diğeri de davul çalarken kendisi trompet çalıyordu. Grup zamanla tüm Fransa’da tanındı; çaldıkları underground kulüpler, onların çıktığı gecelerde tıklım tıklım doluyordu..
Bu keyifli zamanlardan birinde kötü durumdaki bir yayıncıyla yalnızca on beş günde çok satan bir roman yazabileceğine iddia’ya girdi. Son gün, iddia’ya girdiklerinden beri ortalıkta görünmeyen Vian, elinde bir romanla adamın yanına gitti. Ama romanı kendisi yazmamıştı; söylediğine göre, bu süre içinde, kitaplarını yayımlatamamış harika bir Afro-Amerikan yazara rastlamış ve onun kitabını Fransızca’ya çevirmişti. İddiayı kazandığı için sevinen yayıncı, Mezarlarınıza Tüküreceğim adlı bu kitabı yayımladıktan sonra yüz binlik bir satış yapacağından habersizdi henüz..
Vernon Sullivan adındaki bu Afro-Amerikan yazar, kitabında kendisinden daha koyu bir zenci olan kardeşinin ırkçı nedenlerle öldürülmesinin intikamını beyaz kadınlara tecavüz edip öldürerek alan bir genci anlatıyordu. Genç sonunda yakalanmış ve asılmıştı; fakat ölene kadar kendisini aşağılayıp mahkum edenlerle alay etmişti ve işte bu affedilemezdi. Bütün Paris ahlakçıları kitabın derhal yasaklanmasını ve yazarının cezalandırılmasını istediler. Sullivan’ın varlığını ispatlayamayan Vian, kitabın İngilizce orjinalini yayımlayarak bunu bir kez daha denediyse de üzerindeki baskıya daha fazla dayanamayarak Sullivan’ın takma bir ad olduğunu ve bir yıl önce yayımlanan kitabı kendisinin yazdığını itiraf etti. Kitabın satışları da asıl bundan sonra patladı işte; yasaklanacağı kesin bir kitabı bestseller yapmak için sıraya girdi insanlar ve bu başarıdan Boris Vian’ın payına düşen yüklü bir para cezası oldu..
Mezarlarınıza Tüküreceğim adlı kitabının yayımlanması ve yasaklanmasının ardından Vian, Sullivan adını kullanmaya devam etti ve yeni Sullivan kitapları en çok satanlar arasında yer aldı hep. 1948′e kadar yayımlanan dokuz Sullivan romanını da ‘değersiz’ şeklinde tanımlayan Vian’ın düzenli bir işte çalışmadan yaşayabilmesi için buna ihtiyacı vardı ne yazık ki.
1953′te Sullivan romanları kendiliğinden bitiverdi.Vian artık Sullivan romanları yazamıyordu. Bu arada müzikal başarılarıyla avunuyordu. Geçen zaman içinde yüzlerce şarkı yapmış ve bu sayede kitaplarından çok besteleri ve şarkıcılığıyla tanınan bir isim olmuştu bilhassa Fransızlar’ın Cezayir’i parçalamaya çalıştıkları savaşa karşı yazdığı ve doğrudan Fransa Başkanı’na seslendiği Le Deserteur (Asker Kaçağı) isimli parçasıyla.
1959 yılı 23 Haziran akşam saatlerinde Marbeuf Sineması’nda perdeye yansıyan Fransız yapımı filmin adı Mezarlarınıza Tüküreceğim’di. Protokol sırasında Boris Vian huzursuz bir şekilde kımıldayıp duruyordu çünkü kötü bir filmdi bu, kötü senaryolaştırılmış, kötü yönetilmiş, kötü oyuncuların seçildiği bir film. Adının jenerikten çıakrılması için çok çaba sarfetmişti ama bu çabaları da tıpkı filmin çevrilmemesi için yaptığı baskılar kadar anlamsızdı. Bu film kitabının katiliydi ve o daha önce senaryolarının film yapıldığında ne hale geldiğini görmüş biri olmasına rağmen kitabını yayımcılara satmıştı. Kalbinde bir çarpıntı hissetti, tıpkı çocukluğunda yaşadıkalrına benzeyen.. Nefesini kontrol etmeye çalıştı, olmuyordu, çarpıntı durmuyordu. Ayağa kalktı ve “Bu adamlar Amerikalı mı yani? Hadi oradan!” diye bağırdı. Koltuğuna yıkıldı sonra, gözlerini kapattı kalbindeki çarpıntının acısıyla. Bir daha da açmadı..
Fiesta adlı kısa bir opera, şiirler, romanlar, çeviriler, eleştiriler, makaleler ve dört yüz kadar şarkının sözlerini yazdı Boris Vian. Hayattayken bir edebiyatçı olarak gördüğü ilginin çok daha fazlası, öldükten sonra hediye edildi ona..
Öngördüğü gibi kısa, çok kısa sürede tamamlanan hayatını doldurmak, kahkahalarla çınlayan, eğlenceleriyle sarhoş eden, hiçbir şeyin önceden tahmin edilemediği süprizlerle dolu bir karnavala dönüştürmek istemişti ve bunun için fazla zamanı yoktu.. Öldüğünde yalnızca otuz dokuz yaşındaydı.. Ölüm onu haklı çıkarmıştı. Amerikan hayranlığıyla ‘baby’den esinlenerek eşi Michelle Vian’a verdiği ad.
Boris Vian adlı yazarın eserleri ve çalışmalarına göz atmak yada satın almak için buradan buyrun.
















Yorum Yaz