Anasayfa » Dergi » 46, Eylül-Ekim 2010 sayısı raflarda!


46 Dergisi, Haluk Bilginer kapaklı Eylül-Ekim 2010 sayısında Ezel ve Cem Yılmaz dev posterleriyle birlikte tüm bayilerde.

HALUK BİLGİNER:
Hayattaki heybetli eserler, ekseriyetle risk almaktan korkmayanların imzasını taşır. Kurabiyeye parça çikolatayı ilk ekleyen Ruth Wakefield, iPod’un telefonlusunu yapmayı akıl eden Steve Jobs, Haluk Bilginer’le evvelde hiç hazırlık yapmadan doğaçlama röportaj yapan biz… Örnekleri arttırmak mümkün. Haluk Bilginer, o kadar şeker, kaymak gibi, “Orta kahvelerimizi alsak da şu sohbete terasta devam etsek” bir adam ki, Steve Jobs bu röportajı okuduğunda aynı listede yer aldığımız için gurur duyacak.

HALDUN DORMEN:
Bu sayının konsepti doğaçlama haller olduğundan olsa gerek, tuzağa düştük. Röportaj çekimden sonra olur demiştik. Ama içeri girer girmez oturduk Haldun Dormen’in karşısına! Tüm yolu kontrol edemediğimiz bir kaygı haliyle titrek bacaklarla koşarak gelmiştik zaten. Neden? Çünkü fazla düzenli ve kesin gözüken insanlar bizi çok geriyor, bu kadar basit. Önyargının tuzağına düşüp boşuna gerilmişiz onu gördük… Bir Haldun Dormen, bir pamuk…

HALE CANEROĞLU:
Yorulduğunda, güçsüz hissettiğinde defalarca ‘Bir Geyşanın Anıları’ filmini izliyor Hale Caneroğlu… Sanatçıları da çoğu zaman geyşalara benzetiyor. “Aynı yollardan geçiyoruz, tek farkımızı vücudumuzu satmıyor olmamız” diyor…

ŞEBNEM BOZOKLU:
Bir Tim Burton delisiyseniz turtalarını insan etiyle dolduran saplantılı aşçı Nellie Lovett’ı çok iyi tanırsınız. ‘Canım Ailem’ dizisinin Meliha’sı, Şebnem Bozoklu da karakterin özünü bilenlerden. Hatta tereddütsüz bir şekilde ona bürünmek isteyenlerden.

LEVENT ÜZÜMCÜ:
Şu sıralar üç ayrı oyuna aynı anda yetişmeyi başaran Levent Üzümcü, çok fazla yanlış anlaşılmaktan muzdarip. Biz de bunun üzerine gittik biraz, hatta kendisini biraz germiş bile olabiliriz! Okuyun, siz karar verin.

SEDA BAKAN:
Fotoğraflara bakıp bir ilk yaşıyor, bu kişiyle şu an tanışıyor olabilirsiniz. Seda Bakan… Oyunculuğa yeni adım atmış biri değil. 3 yıl önce başlayan oyunculuk serüveninin içi yavaş yavaş doluyor. Oldukça genç olmasına rağmen ‘büyük işi’ dediğimiz projelerin içinde yer alıyor…

CLOCKWORK ORANGE:
‘Otomatik Portakal’ı, anne tiramisusu gibi düşünebilirsiniz; yeni bir lezzetmiş gibi görünen bu deneme, aslında sadece değişik bir kremaya bulanmış sıkıcı bir kekten ibaret. Karikatürize şiddetine kanıp ister didaktik bir tarzı olduğunu düşünün, ister ironik bir suç-dram şahikası. Bize kalırsa ortada yanlış anlaşılan bir film var. Uzun ve sıkıcı bir analize hazır mısınız? Alex karakterine bürünen Alper Saldıran eşliğinde bu konuya parmak basıyoruz.

ATİYE:
Atiye’yi sahneden ve kliplerinden tanıyorsanız, gerçek hayatta bu kadar sakin mizaçlı bir kedi oluşuna şaşırabilirsiniz. Olağanüstü bir ses rengi ve kıvrak danslara büyük yeteneği olan 22 yaşındaki Atiye, pembe stilettoları ayağına çekip objektifin karşısına geçtiği anda bambaşka bir kadına dönüşüyor. Bu sessiz ve sakin kız, şimdilerde yurtdışında çıkaracağı albümle ses getirmeye hazırlanıyor.

SERKAN ALTUNİĞNE:
Kendi deyimiyle tembel, rahat, sakar ve yanağı sıkılası derecede sevilesi bir insan Serkan Altuniğne. Kendisini tanıyıp da buna itirazı olan var mı? Orasını bilemeyiz; ama kayıt cihazımızın karşısına oturup sorularımızı yanıtlayan kişi kesinlikle hayatta tanınıp en azından bir beş dakika muhabbet edilmesi gereken insanlardan.

SOULFLY:
Zeytinli Rock Festivali kapsamında Türkiye’ye gelen ve beklenen o müthiş performansı sergileyen Soulfly ile festival sonrası bir aradaydık. 46 saylarıyla ölümsüzleşecek olan fotoğraflarını çektikten sonra grubun solisti Max Cavalera ile de tadına doyamadığımız harbi bir ‘sohbet’ gerçekleştirdik. Müzikten İstanbul’a, futboldan siyasete kadar tatlı bir sohbet hem de…

30 SECONDS TO MARS:
Bu yıl 11-16 Ağustos tarihleri arasında Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki Obudai Adası’nda düzenlenen Sziget Festival’ın headliner’larından biri de 30 Seconds To Mars oldu. Shannon Leto ile ayaküstü 5 dakika konuşma fırsatını yakaladık.

SLAYER:
exi26 Akbank Sonisphere Festival’de onlar sahneye çıktığında nasıl delirdiklerine ve şarkılara hep bir ağızdan nasıl eşlik ettiklerine birebir tanıklık ettik. Tom Araya ile konuşmaya çalışırken bizim de halim onlardan farklı değildi. Bu anın üzerinden dolu dolu 2 ay geçti işte…

SLASH:
Telefonun hattının diğer ucunda Slash’in olduğu söylense ne yapardınız? Ses kayıt cihazı denen mucizevi aletin yanınızda olmasına şükrederdiniz eminiz. Dünyanın en iyi gitaristi olmasa da dev bir sahne karizmasına sahip olan bu adamı küçük dilimizi yutmuş vaziyette selamladık. Sonrası mı?

ROCK FM:
Hayatın kıyısından köşesinden bir şekilde rock müziğe bağlanıyorsanız şu an doğru yerdesiniz. Rock FM yayın direktörü Metehan Mert Çakır ve kalabalık ekibi 46 ofisinde ‘içi dolu muhabbet’in kralını yaşattı bizlere. Sıkı bir Rock FM dinleyicisiyseniz ne demek istediğimizi anlarsınız…

SANATORIUM:
14 Eylül – 9 Ekim tarihleri arasında Sanatorium Çağdaş Sanat Galerisi’nde gerçekleşecek olan ‘Kural Yok’ sergisi; Ahmet Elhan, Alp Esin, Arif Aşçı, Burcu Aksoy, Ferit Kuyaş, Murat Germen, Orhan Cem Çetin ve Sıtkı Kösemen’in fotoğraf yapıtlarını bir araya getiriyor.

REVIEW:
İstanbul’un en gözde mekanları Nahide Motel, Al Jamal Cruise ve Al Jamal Akaretler’in bahçesinin ardındaki isim iç mimar Engin Özmen ile hem mimari hem de 46 için özel olarak tasarladığı mezarı üzerine konuştuk…

IWF:
Dünya moda haftası, Milano, New York, Londra ve Paris’teki moda haftalarından önce İstanbul Fashion Week ile gerçekleşti. 25-28 Ağustos tarihleri arasında, İstanbul Üniversitesi Taşkışla Binası’nda düzenlenen İstanbul Fashion Week boyunca 20 tasarımcı ve markaların katılımıyla 4 günde toplam 21 defile gerçekleştirildi.

castiel yazdı

Yorumlar

Bu yazı hakkında ilk yorumu siz yapmak ister misiniz?

Yorum Alanı